11
30
2009
0

Rahat olun, herşey normal işliyor…

Futboldan az çok anlayanlar, ve takip edenler:

Bir takımın sezon içinde yakaladığı çıkışı, hiç düşüş yaşamadan sürdürmesinin imkansız olduğunu bilirler..

Dünyanın herhangi bir liginde şampiyon olan bir takım sezon başına fırtına gibi girdiyse, ortalama 10 veya 12. haftadan sonra 3-4 haftalık düşüşe geçer. Takım adeta sallanır. Ama sezon başında kazandığı krediler bu takımı ayakta tutar. Düşüşten sonra tekrar çıkış başlar, ta ki 2. yarının 7. 8. haftasına kadar. (23. 24. haftalarda)…

Ve bu takım, 26. 27. haftalarda gaza basarak sezonu şampiyon tamamlar….

Bu sene de durum bunu gösteriyor…

Daum’un veya herhangi bir hocanın çalıştırdığı Fenerbahçe’de ve diğer takımlarda da bu hep böyle olmuştur. Bundan sonra da böyle olacaktır…

Şu an yaşadığımız durum, sezon içinde yaşanabilecek en doğal durumlardan biridir.

Yenen 3 gol de normaldir…

Asıl önemli olan bu düşüşün kısa sürmesidir…Bunu başaracak kişi de Daum’dur!

FANO

FANO tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Gündem |
10
02
2009
0

Haksızlık ediyorlar…

Fenerbahçe’ye her maç sonrası haksızlık ediyorlar. Kötü oynamış, nereye kadar böyle gidermiş, Alex olmasaymış vs. vs… Bu takım öyle yada böyle kazanmayı biliyor. Fenerbahçe kötü de oynamıyor.

Sheriff takımını tanımayanlar küçük gördüler bu ekibi. Oysa ki bundan 1 ay önce Olympiakos’a karşı izlediğim Sheriff az kalsın Şampiyonlar Ligi’ne kalacaklardı. Tamam Sheriff takımı Fenerbahçe’nin rakibi olamaz ama artık güçsüz takım kalmadı dünyada. Bir şekilde mücadele eden takım rakip kim olursa olsun karşısındakini zorluyor.

Fenerbahçe kötü mü oynuyor?
Herkesin dilinde sakız oldu. Fenerbahçe kötü oynuyormuş!. Kötü oynayarak kazanıyormuş!. Abimle de bir çok kez tartıştım. Son Sheriff maçını ele alırsak, Fenerbahçe kötü oynamadı. Sheriff takımı Ersun Yanal’ın Gençlerbirliği’si gibiydi. Devamlı faullerle rakibini yıldırma taktiği. Ama Fenerbahçe’nin tecrübesi bu oyun planını yemedi. Alex golü atmasaydı, Fenerbahçe ilerleyen dakikalarda başka bir gol bulurdu mutlaka. Sonuçta deplasmandasınız. Deplasman maçlarında belli bir oyun planınız vardır. Deplasmanda tek kale oynayamazsınız. O riske giremezsiniz. Golden sonra da geriye yaslanmamız gayet doğaldır.

Ligde ilk 7 maçını kazanan, gerçekten yorgun bir Fenerbahçe, Moldova’ya deplasmana gidip buradan 3 puanla dönüyorsa bu takımı eleştirmek haksızlık olur.

Bilica’dan özür diliyorum!
Bilica ilk transfer edildiğinde kendisinin takımda iyi bir yedek olacağını, ilk 11′e giremeyeceğini bunun için de bu transferin gereksiz olduğunu söylemiştim. O dönemde sayfaya yazı yazamadım ama arkadaş sohbetlerinde bunu sürekli dile getirdim.

O dönemden şu güne kadar Bilica yedek de kaldı, zorunlu olarak ilk 11 ‘de oynadı. Ama Bilica çok çalıştı, sonucunda ligde onun  ve yabancı sınırlaması yüzünden Carlos bile kesildi takımdan. Maşallah diyeceğim. İnanılmaz enerji, kademelere eksiksiz ve hatasız girme, hava topu, hırs, azim herşey var Bilica’da. Formanın hakkını sonuna kadar veriyor. Aldığı para helal olsun. Nazar değmez inşallah. Gösterdiği bu performanstan dolayı kendisinden özür diliyorum. Bilica büyük bir ihtimalle Daum’un vazgeçemeyeceği biri oldu. Hayırlı olsun…

Önder sadece stoper oynar!
Önder Fenerbahçe’ye Daum zamanında gelmişti zannedersem. İlk bir iki sezon Daum’un sağ bekte vazgeçemediği isim oldu. Zaman zaman kadro sıkıntısından stoper de oynamıştı. Daha sonra Zico’yla sıkıntılar yaşayan Önder takımdan ayrılmak istemiş hatta Rusya’ya transferi son dakikada suya düşmüştü. O da takımda kalmaya karar vermişti.

Önder uzun bir aradan sonra tekrar sağ bek oynadı Sheriff maçında. Bu maçta da gördük ki Önder’in oynayabileceği tek mevki stoperdir. Önder bana bugünkü oyunuyla yıllar önceki Mustafa Doğan’ı hatırlattı.

Semih formsuz!
Son maçlarda Semih’e dikkat ediyorum, gol atsa da, attırsa da şu an gözle görülür bir form düşüklüğü yaşıyor bana göre. Ama bu form düşüklüğüne rağmen bugün sağ kanatta Kazım’ın, sol kanatta Uğur Boral’ın yapamadığını yaptı. Baktım bir sağdan bindirdi, bir soldan. Zaten sağdan ceza sahasına girip Alex’e çıkardığı top da gol oldu. Semih formsuz olmasına rağmen bunları yapıyorsa bu adamın ilk 11′den uzak kaldığı her saniye Fenerbahçe’nin aleyhinedir. Semih gibi oyuncular her an skoru değiştirecek kalitededir.

Fenerbahçemiz’e haksızlık etmeyelim!
Basının gazına gelip yerden yere vuruyoruz takımımızı. 1-0′larla 2-1′lerle mutlu olmuyoruz. Ben şampiyon olamadığımız seneler 5-0′lık, 7-0′lık galibiyetleri çok gördüm. Ama hiç birisi sezon sonunda yaşanacak şampiyonluğa yetmedi. Çünkü o skorların alındığı haftaların ertesinde mutlaka puan kayıpları yaşandı. Yani Fenerbahçe istikrarsızdı. Bırakın da skor olarak yakaladığımız bu istikrarı kaybetmeyelim. Bu takım istikrarı yakaladı. Bir şekilde maçlarını alıyor.

Ama taraftar memnun değil. Basın memnun değil. Neden?

Antalya maçını düşünelim. 2-1′lik maçtaki oyunun aynısını oynadığımızı düşünün. Sadece skoru farklı düşünün. 3 tane direkten dönen topu ve Güiza’nın kaçırdığı golleri atılmış gol olarak değerlendirin. Maçın skoru 7-1!

Ve bu maçın skorunun ardından gazete manşetlerini, spor yazarlarını dinleyelim. Şuna emin olun ki Fenerbahçe’yi yere göğe sığdıramayacaklardı.

Fakat ne oldu, o goller kaçtı, direklerden döndü şutlarımız. Maç 2-1 bitti. Kimse memnun değil….

Futbol güzel olduğu kadar, lanet bir oyundur da aynı zamanda. Kazanırsınız kimseyi memnun edemezsiniz. Kaybedersiniz herkes küfreder. Herkesi memnun etmek için mutlaka 3 farklı galibiyet almalısınızdır. Mümkünse gol yememelisiniz. Her maçınızı 3 farklı galibiyetle bitirseniz, bir süre sonra insanlar attığınız gollerin güzelliğini, organize olup olmadığını sorgulamaya başlarlar. Bu yüzden attığınız goller de güzel olmalı. Attığınız goller de güzelse, golleri attığınız dakikalar sorgulanmaya başlanır. Maçı 3-0 kazanırsınız, maçın ilk yarısı neden 0-0 bitti diye eleştirirler. Attığınız gollerin dakikalarını da takım olarak ayarlarsınız, her 30 dakikaya 1 gol sığdırırsınız, bu sefer de golü atanlar sorgulanır. “Fenerbahçe’nin gollerini çoğunlukla orta saha oyuncuları atıyor, forvetler işlemiyor” yorumları yapılır. Forvetlerin maliyetleri gündeme gelir, “harcanan paralar boşa gitti” yorumları yapılır…

Artık basın ve kamuoyu başarılı bir takımı durduramıyorsa, Teknik Direktör - Futbolcu arasında bir kavga yaratır. Hemen ardından takımın en iyi oyuncusunu başka bir takıma transfer eder. Huzursuzluk yaratmaya başlarlar. Federasyon sayesinde oluşan yabancı sınırlaması konusu da takımın başında bir virüs gibiyse de basının işi daha da kolaylaşır.

Takım tüm bunlara kulak asmaz, çıkıp çatır çatır maçlarını kazanırsa, tüm bu olaylar gelişirken zaten sezon sonuna gelirsiniz. Sezon sonunda da güçlü taraftarı olan takım şampiyon olur.

Aynı Fenerbahçe gibi! Fenerbahçe’nin taraftarı güçlüdür! Dünyanın en güçlüsüdür! O yüzden kulak asmayacağız söylenenlere. Fenerbahçemiz’i desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyon olacağız!

Bu taraftar herşeyin ne olduğunu biliyor!

FANO tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
09
27
2009
0

7 DE 7 Dİ 07

FenerBahçe takım olarak kötü oynasada mücadele ediyor.Maç hızlı başladı ve mücadele gücü iki takımda da yüksekti.3  top direkten döndü ve kaçırılan inanılmaz goller vardı sahada.

Maçda öne çıkan oyuncular elbette vardı. Alex baş aktördü ve inanılmaz bir bakış açısı vardı.Son dakika golünde topu ileri attığında gol olacağını bilir gibi inatla o top için savaştı.Guiza ya attığı gol pasları inanılmazdı.Alex 10 numara top oynadı bu maç da ve maçı tek başına alan adamdı.Kazım futbolu düşündüğü zaman yararlı oluyor kumaşı iyi bu oyuncunun seyirci ile oynama diye burada uyarmıştık Kazım’ı sonuç da olan oldu ve kendi seyircisi ile bir maç önce didişti.Artık daha da dikkat etmeli hareketlerine, seyirci seni mimledimi işin çok zor olur Kazım.

Volkan içinde bir iki cümle kurmak lazım, her kaleci gol yer Volkan, ama biraz konsantrasyon ve ciddiyet sana çok şey katıyor.İyi bir volka, her maç da 1 puanı tek başına alır.

Şimdi önümüzde daha kuvvetli bir rakip var .GençlerBirliği maçın da da bu kadar gol kaçarsa işimiz zor olabilir.

Son sözüm Antalyaspor taraftarına dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşayan insanlardan daha medeni bir tavır ve davranış beklerdim. Unutmayınki sahaya atılan ve isabet eden her madde, insanlara zarar veriyor.Karşınızdaki insan ve can taşıyor, aynı durum sizede olabilirdiniz.Lütfen biraz düşünelim ondan sonra  da Futbolun güzelliklerle dolu bir mücadele olduğunu unutmayalım.

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
09
25
2009
0

Geçiniz bunları…

Bu takım her ne olursa olsun çıkıp ilk 6 maçını kazanmış. Deplasmanda, içerde farketmemiş. 18 puanı cebine koymuş. Hala yok kötü oynuyor, yok çekirge bu defa zıplayamaz, zart zurt.

Geçiniz bunları beyler… Şampiyon olmak için her maçta fırtına gibi esip rakibini 5′leyemezsin. 1-0 olsun bizim olsun mantığı uzun lig maratonunda çoğu kez doğru bir anlayıştır… Çok zorlu bir deplasmana çıkarsınız, 60-70 dakika gol olmamış, 75′lerde bir gol bulursunuz, daha sonra skorun üstüne yatarsınız. Yani skoru korursunuz… Bu tür durumlar her zaman olur 34 maçlık lig maratonunda…

Önemli olan 3 puandır. Basının gazına gelipte takımımızı bu kadar eleştirmemeliyiz. Geçen sezonki durumumuzu hatırlatmıyayım şimdi. Bu kadar kötü geçen bir sezonun ardından 6′da 6 yapmak kolay iş değildir.

Her şeyin bir zamanı var. Bu takım ilerleyen maçlarda daha iyi oynayacaktır kimsenin şüphesi olmasın. Önemli olan dışarıdan takımımızı yıkma amaçlı gelen eleştirilere karşı koymaktır. Daum bilmiyor mu sanki takımın 3-4 maçtır kötü oynadığınıı. Hepimiz biliyoruz. Ama kötü oynarken kaybetmemek rakiplerimizi korkutuyor.

Daum’un takımları sezon başlarında futbol olarak ortaya çok iyi performans koyamazlar. Daum’un takımları sezonun ortalarından, sonuna doğru müthiş oyunlarıyla ipi göğüsledi şimdiye kadar. Bu yıl da aynı şeyleri yaşıyoruz.

Daum - Reykart farkı
İnsanları son zamanda bir stres aldı gidiyor. Yok G.S iyi oynuyormuş, Fenerbahçe kötü oynuyormuş. G.S önüne geleni yeniyormuş vs. vs.. Geçiniz bunları beyler. Oynanan oyun futbol. İki takım da aynı puanla ligi zirvesindeyse demekki 2 takımda eşit. Bundan sonra ne mi olur? Daum Türkiye’yi Reykarttan +5 sezon daha iyi tanıyor. Takımları biliyor, deplasmanları biliyor. Rakip oyuncuları tanıyor. Reykart’ın tek avantajı hakemler. Sezon’un 2. yarısında her şey çözülür ve sezon sonunda da Daum tecrübesiyle Fenerbahçe’yi şampiyon yapar.

Rotasyon
Son haftalarda Rıdvan Dilmen’in ortaya attığı rotasyon yani dönüşümlü kadro değişikliği gerekli mi diye sorarsak, evet gerekli ama abartıldığı kadar da değil.

Bu futbolcular Zico zamanında (Lig maçlarının avrupa maçları nedeniyle ERTELENMEDİĞİ zamanlarda, yani 2000 yılından sonra) üst üste dünya devleriyle oynayıp, çıkıp derbiler kazandı, en zor deplasman maçlarını kazandı. Defalarca haftada 3 maç oynadı. Zico “rotasyon yapacağım” dediği zamanlarda ise Bursa ve A.Gücü gibi maçlarda puanlar kaybedilip şampiyonluk kaçtı. Bunları unutmamalıyız…

FANO

FANO tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Gündem |
09
18
2009
0

Böyle Olmamalıydı.

Twente maçıma büyük bir heyecan ile gittik. Avrupa arenasında ilk ciddi maç ve galibiyetten son derece eminiz.Maç başladı,İlk 10 dk sahada başka bir takım var. Brezilya milli takımı gibi oynayan sahada her türlü varyeteyi deneyen ve topun hakkını veren bir takım.

Sonra ne oldu peki ?nemi oldu? Fenerbahçe stop etti.Twente tipik bir Avrupa ve Hollanda takımı, düz ve ayağa paslarla oynuyorlar futbolu, becerikli ayakları yok, mücadele gücü var fakat karakterinde varyasyon zenginliği yok.Düz oynuyor ve haddini biliyor.Asla disiplini elden bırakmadılar,bıkmadan usanmadan pas  yaptılar.Biz ise saman alevi gibiydik.Bir parladık bir söndük.Bu maç da çok güçsüz gözüken bir kaptanımız vardı.Fakat bunu nedeni belliydi Alex De Souza markajı sevmiyor, biraz da güçsüz olunca bundan kurtulacak hiç bir adımıda atmadı,Nemi oldu hal böyle olunca Guiza top alamadı,kanatlara top akmadı ve Fenerbahçenin saha içi haberleşmesi kesildi.Daum da sağolsun aman oyuncu değiştirmeyin havasında olduğu için oyuna müdahale edemedi. Son 8 dakika kalmış iki oyuncu sürüyorsun sahaya.Sahada oyuncuları görüyorsun bazıları dökülüyor onları sahada tutarak onlara daha büyük zarar veriyorsun.Seyircinin önüne atmayacaksın oyuncunu zamanında alacaksınki yıpranmasınlar.

Tek tek oyuncular hakında bişey söylemek istemiyorum,bir ikisi dışında hepsi çok kötüydü.

Fakat Kazım’a bir çift sözüm var.Sen iyi bir kumaşa sahipsin, iyi de futbol oynayabilirsin.Ama daha çok büyümen lazım.Saha da rakibini kovalayacağına seyirci ile konuşmak da neymiş! bu nerden çıktı Kazım. 

Seyircimiz istekliydi, takımı ateşlemek için elinden geleni yaptı.Yaptı ama sahadan elektirik alamadı.

Son söz, ne derler : Bir Musibet Bin Nasihatten iyidir. Hadi hayırlısı.

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
09
18
2009
2

Daralıyorum ama!… Fenerbahçe 1 - Twente 2

Daralıyorum ama!... Fenerbahçe 1   Twente 2 resmi

Uzun zamandır yazamıyordum. Sevgili Bülent Kızılay’ın güzel yazıları siteyi güzelleştiriyor. Artık eskisi gibi yazmaya devam edeceğim. Kısmet bu kötü güneymiş. Aşağıdaki maç yazımda bir çok eleştiri ver takıma, ama yazıya başlamadan düşüncelerimi 1-2 cümle ile özetlersem:

Şanssız ve dandik bir mağlubiyet aldık. Maçı çok istedik ama oyun olarak sahaya bir şey yansıtamadık. 1-0 öne geçtik, Gökhan kenarda tedavi olurken takım 10 kişiydi, defans 3 kişiyle fena yakalandı Gökhan’ın yokluğunda. Gökhan’ın kanadından çaprazda karşı karşıya kaldı Nkufo. Tabi burada top Nkufo’ya gelmeden, Lugano’nun defanstan öyle bir çıkışı vardı ki. Orta sahaya kadar koştu rakibe basmak için. Aslında çıkmayıp yerinde kalsa topun Nkufo’ya gelmesi imkansız gibi bir şey olurdu.Volkan’ın o golü yemesi ise tamamen şanssızlık. Belki bu maçı Volkan ve Dos Santos verdi ama, kesinlikle Fenerbahçe kötü bir takım olduğundan değil, şanssızlığı ile yenildi. Olur böyle şeyler deyip hatalarıdan ders çıkarmak ve önümüze bakmamız lazım…

Maç yazım
1-0′dan nasıl maçı verebiliriz? Bu maçın hakkı bu muydu? diye saatlerdir soruyorum kendime… Müthiş bir taraftar desteğiyle maça başlamışız, iyi de başlamışız, paslaşmalar filan süper. Ama sadece 5 dakika sürüyor. Twente bol paslarla adeta ortada sıçan oynuyor. Mücadelemizle ortak olmaya çalışıyoruz maça. Bir süre Twente topa daha fazla sahip oldu. Ama dengeyi kurduk ve topa sahip olmada ve pozisyon bulmada rakipten daha iyiydik.

Maçı istiyorduk ama bir türlü oyunu oynayamıyorduk.

Dos Santos kendini nerede zannediyor?
Maçın ilk devresi için şu yorumu yaptım, “Dos Santos ve Kazım tarzı oynayanların Fenerbahçe’de işi yok!” Dos Santos’un Brezilya milli takımında oynaması beni hiç ilgilendirmiyor. Brezilya milli takımında oynayan birisin diye bu kadar laubali, bu kadar vurdumduymaz oynamaya hiç hakkın yok!

Tamam tekniği süper, ama takım oyununa katkısı sıfır! En azından bu maçta sıfırdı diyeyim de geçmiş maçlarda ortaya koyduğu performansı görmemezlikten gelipte hakkını yemeyeyim. Çok yetenekli, ama son 2 maçtır sergilediği tavırlar hiç hoşuma gitmiyor. Biran önce toparlanması lazım. Sol açık oynayan birisinin koca 90 dakika boyunca sol kanattan bir kez bindiripte bir tane orta yapamadığını hayatımda görmedim ben. Uğur Boral’la karşılaştırınca insan düşünmeden edemiyor. Tamam Dos Santos ve Uğur Boral’ı karşılaştırmak komik olabilir ama Dos Santos’un dünkü halini görünce insan bu karşılaştırmayı ister istemez yapıyor…

Santos’un kendini toparlaması lazım. 1 kişiyi geçiyor, 2. yi geçiyor, yanında arkadaşı pas istiyor, Santos gidiyor ilk geçtiği kişiyi bir daha geçmeye çalışıyor. O anda top kaptırılıyor, ya kontra yiyoruz ya da tehlikeli bir atak oluyor… Yediğimiz 2. golde Carlos olsaydı o topa öyle bir vururdu ki topu tribünlere gönderirdi. Santos malesef rakibin önüne “al da at” dercesine bıraktı.

Kazım da aynı!
Kazım’ın Santos’tan hiç bir farkı yok. Biraz ciddiyet ya. Maç içerisinde top Kazım’a geldiği anda rahatsız oluyorum, daralıyorum. Bir insan takımın atağını bu kadar mı yavaşlatır. Bu kadar mı ciddiyetsiz oynar bir futbolcu.

Genel olarak fena değildik
Aslında maçta çok da olumsuz yanımız yoktu. Kısaca geçersek, Kazım kötüydü, Santos kötüydü, Volkan şanssız ve konsantre değildi, Alex etkisizdi, Emre çok koştu ama bir şey üretemedi, Lugano dağınıktı, yediğimiz ilk golde Lugano’nun en az Volkan kadar hatası vardı, Cristian rakibe pek basmadı…

Ve Güiza…
Güiza dosyasını önümüzdeki günlerde ayrı bir yazı olarak açmaya karar verdim… Çünkü Güiza konusu öyle bir iki paragrafla geçiştirilecek bir konu değil. Çok ciddi sıkıntılar var Güiza konusunda…

Sonuç
Maçtan sonra daraldım, hala daralıyorum ama Twente maçındaki Fenerbahçe gerçek Fenerbahçe değildi. Kötü oynamamıza rağmen gerçek Fenerbahçe değildi. Bu takım bu gruptan çıkar, gider Twenteyi deplasmanda yener,… Kötü oynamadık, şanssız goller yedik. Sonuçta oynanan oyun futbol. Futbol bu deyip geçmek lazım, hatalardan ders almak şartıyla… Yenilmekte var, ve biz bu yenilgiyi aldık.

Lige bakmak lazım şimdi…

FANO

FANO tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
09
13
2009
2

Zorda Oldu Bizim Oldu. Bursaspor 0-Fenerbahçe 1

Bursa zor bir deplasmandı ve bu deplasmandan galip çıkmak çok önemliydi.Tüm hatları ile mücadele eden yardımlaşan,koşan kovalayan bir takım vardı sahada.Bu maçda bu kadar zorlanmamızın nedeni forvet de oynayan Kazım ve Guiza nın bencil ve lakayitçe oyunudur.Takım arkadaşların canla başla mücadele ediyor,Siz gol pozisyomlarında ben atıcam diye takımı sıkıştıtyorsun, maçı strese sokuyorsunuz.Yazık bu kadar pozisyona, verin sağınıza solunuza gol olsun, arkadaşlarınız maç stresden uzaklaşsın.Bu iki kişilik egoist tim maçı, zor maç aline getiren ikiliydi

Daum, Mehmet Topuz ile başlamıştı maça ve bu tercih yanıltmadı, maçın en iyi adamlarından birisi idi.Alex ise tek kelime ile muthiş oynadı.Alex,Fenerbahçe için ne kadar önemli oldugunu bu maçda da gösterdi.

Defans hattı biraz dağınık olsada kademelere iyi girdi ve mümkü oldugunca çıkmadan oynadı.Bursa zaman zaman iyi top çevirsede Fenerbahçe kalesine son dakikaya kadar etkili gelemedi.Volkana çok önemli bir iş çıkmadı.

Fenerbahçe bu sene çok mücadele ediyor , bu mücadeleyi gösterdiği maçlarda puan kaybetmesi oldukça zor görünüyor.

Daha öncede yazmıştım Fenerbahçe için en önemli tehlike takım oyuncularının hakeme isyanı, her geçen maç bu isyan büyüyor, Hakemle bu kadar oynanmaz.Bu tepkiye devam edilirse başı çok  agrıyacak ilerleyen maçlar da.

Hakem kötü olabilir, ki kötüydü,sen uyma oyununu oyna ,bu kadar isyan etmek hakeme mimik yapmak  karta davetiye çıkarmak neden.Emre geçen hafta atıldı 3 maç ceza aldı. Bu hafta da Kırmızı için, Kazım,Lugano,Guiza hatta Alex bile davetiye çıkardı.Zaten Fenerbaheli futbolcuları her maç hedef gösteriyorlar,sonuç ise ortada, geçen hafta Emre atıldı.Bu takımı acil uyarmak lazım,yoksa yazık olacak milyonlarca Fenerbahçe sevdalısına,düşünmeden takımı yakmayın.

Herşeye ragmen galip gelmek önemli 3 puan almak degerli bir deplasmandı.Çok can yakacak  Bursa bu sene lige damga vuracak görüntü veriyor.

Bu üçüncü deplasmanda 3 puanla bitti ve uzun maraton devam ediyor.Yıldızlar senkronize oldugu ve istediği sürece Zirve yarışında olunacaktır.

Yazımı yazarken her konuda  Uzman yorumcu Ermanı(+18 izleyici) dinliyorum.Emreyi attırdım, şimdi sıra öbür Fenerbahçeli oyuncularda der gibi,nasıl tahrik ediyor hakemleri,8 sarıdan 2 kırmızı çıkmalıymış.Bu ulusal uzman yorumcuya diyorumki ;  Fenerbahçe adına hakemleri  doldurmayı bırak artık.Reytinglerinmi düştü uzman yorumcu…

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
09
09
2009
2

Yeter artık Fatih Terim yeter… Bosna Hersek:1-Türkiye:1

Milli takım gelmiş bu maça, zaten olmayacak bir durumdayız.Takımı sahaya çıkarıyorsun aşırı motivasyondan sahada yürüyecek halleri kalmamış.Ne yapıyorsun sen? ne yaptığını sanıyorsun? Bu ülke senin egolarınlamı cezalandırılacak.Son 10 yıldır ne yaptın bu ülke için, hep indin, indirdin.Ersun Yanal gitsinde, ben geliyim diye dönmeyen entrika kalmadı basın adamı nerdeyse yaka paça indirdi.Sen geldin ne yaptın ne?  kocaman bir hiç.

Tarihin en iyi kadrolarından birisi elinde, bakarmısın yenildiğimiz takımlara ve ülkelere, ya Bosna futbolu kaç yıldır var ama  sayende bizi geçti.Tamam futbol da herşey var ama her maç mı bu yaşanır?Artık sen bu ülke Futbuna zarar veriyorsun.Yeter artık yeter..

Şimdi sinirlerini,egonu,mimiklerini alma ve gitme zamanı geldi.Şimdi nereye gidersen git.Dünya kupasında bu seferde yokuz yeter artık!!!

Şimdi çıkacaksın çocuklar aslan gibi mücadele etti bu ülke onlarla gurur duymalı vs diyeceksin.Aslan gibi mücadele etmesin Bizim futbolcularımız ,Futbolcu gibi mücadele etsin ve dogru düzgün dizilişle sahaya çıksın.İyi ellerde taktik teknik ve motivasyonu alsın,yeter artık buraya kadar.Bu ülke insanı bu gününde biraz gülümsemeliydi,sen ise kendi şovundasın.

Bitti bu rüyada, bittin,bitirdin hocam, mucize de kalmadı ve yine hava ayazmı ayaz ,ellerim ise ceplerimde …

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
08
30
2009
0

BÜYÜK TAKIM OLMAK…

Fenerbahçe maça çok iyi başladı fakat maç trafiği, takım üzerinde yorgunluk ve stres 15 dk sonunda kendini gösterdi.

15 dakikadan sonra pas isabet yüzdeleri düştü,orta saha oyuncuları pozisyon kaybetmeye başladı.Özellikle Cristian çok yorgundu ve beklenen müdahaleleri iyi yapamadı.Kaleci Volkan gerçekten günündeydi ve çok iyi bir maç çıkardı.Emre’de kırmızı kartla oyundan atılınca hem 10 kişi kalmışsın hemde yorgunsun.Emre için ayrıca bir parantez açmak lazım sen iyi oynuyorsun takımı ateşliyorsun geçen hafta hakemi tüm Ülkeye deşifre ettin ve hakem ceza aldı bu hafta hakem’in seni takip edeceği ve atmak için fırsat kollayacağı kesin,sen ne yapıyorsun peki Hakem’in ekmeğine yağ sürüyorsun buna ne demek lazım!!!

Allahtan Daum maça Alex’le başladı ve oyunda olmamasına rağmen oyun da tuttu o Alex nerdeyse hiç maç içinde gözükmeden 2 golde de pay sahibi oldu.

İşte büyük takım olmak boyle bişey,kötü olduğunda veya kötü fiden bir süreçde 3 puan almayı ve maç kazanmayı bileceksin.Manisa maçında alınan bu 3 puan çok önemliydi ve bu 3 puanın hesapları sezon sonuna kadar yapılır.

Kötü oynarken 3 puan almak ayrıca rakip takımlarıda yıpratır.Bu da bir avantaj, şimdi Fenerbahçe için Milli maç arası çok iyi olacak hem takım toparlanacak hemde biraz daha uyum süreci lehde olacaktır.Fenerbahçe seyircisinede değinmeden geçemiyeceğim,çok iyi havaya soktular takımlarını ve Fenerbahçe seyircisi her maç daha ileri gidiyor,devam 12′ci adam.

 

Manisa spora gelince maçı kora kor oynadılar ve maçı çirkinleştirmediler,bu manisa çok can yakar Turkcell Süper lig’de.Dengeli açılıyor dengeli kapanıyor ve dirençli takım, Mesut Bakkal iyi işler yapmaya devam ediyor.

Hakeme gelince 2 kritik penaltı pozisyonuna çalmadı ve taktir hakkını kullandı.Her iki takımın futbolcularını tahrik etse de genelde fena maç yönetmedi.Benim sadece hakemler’de beğenmediğim durum, bugün hakem de de bu vardı.Küçük dağları ben yarattım havası ve maçın önüne arada bir geçerim, hep sizmi konuşulacakmsınız diyen hakemlere kızıyorum.

Son söz Fenerbahçe altından bir 3 puan aldı ve kötü oynerken kazanmayı bilecek inanca sahip olduğunu, bir kez daha gösterdi.

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |
08
28
2009
0

İnanılmazsın Daum!!!

Maça büyük bir hava ve istekle gelmiş seyirci Ramazan olmasına ragmen insanlar mümkün olduğu kadar koşmuşlar tribünlere.

Sahaya ısınmaya çıkan takıma bakıyoruz, anlamaya çalışıyoruz.Maç başlıyor sahada, takım tertibi bozulmuş,motivasyonu kaybolmuş bir Fenerbahçe var,kimin ne yaptıgı belli değil, isteksiz oyuncular topluluğu.Daum dehası bu olsa gerek,inanılmazsın Daum az daha herşeyi berbat edecektin.

Herhalde kenarda maçı izlerken eyvah şimdi herşey bitti demişsindir.Daha takım tam oturmamış avrupa’da en önemli maçına çıkıyorsun,gruplara kalacaksın, orda fantazi yapabilirsin ama bu maçda değil.

Takım motivasyonsuz sahada yürüyor ve rakip golü atıyor panik havası hakim,durum 2-1 oluyor herkes tedirgin allahtan bir penaltı ve moraller yükseliyor.

Evet kenarda şans bekleyen oyuncular bu maç biraz sınıfta kaldı,Emre bu takım için dahada önemli hale geldi.

Dikkat edilmesi gereken konulardan birisi Fenerbahçe ceza sahasına inen her top tehlike yaratıyor.

Bu maç ders olmuştur umarım,Fenerbahçe’ li futbolcuların  ve Daum’un artık sorumlularını iyi bilerek bu seyirciye ve camiaya istediklerini vermesi gerekmektedir.

Son söz tribündeki müthiş koroya dün gerçekten eski tribün şovlarından esintiler verdiler ve takımı ateşlediler, sinyaller, eski coşkulu tribün ve Fenerbahçe iç saha avantajının bu sene oldukca fazla hissedileceği veriyor.

Artık söz avrupa arenasında…

Bulent Kizilay tarafından yazılmıştır. Kategori: Fenerbahçe Maçları |

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com