Twente maçıma büyük bir heyecan ile gittik. Avrupa arenasında ilk ciddi maç ve galibiyetten son derece eminiz.Maç başladı,İlk 10 dk sahada başka bir takım var. Brezilya milli takımı gibi oynayan sahada her türlü varyeteyi deneyen ve topun hakkını veren bir takım.

Sonra ne oldu peki ?nemi oldu? Fenerbahçe stop etti.Twente tipik bir Avrupa ve Hollanda takımı, düz ve ayağa paslarla oynuyorlar futbolu, becerikli ayakları yok, mücadele gücü var fakat karakterinde varyasyon zenginliği yok.Düz oynuyor ve haddini biliyor.Asla disiplini elden bırakmadılar,bıkmadan usanmadan pas  yaptılar.Biz ise saman alevi gibiydik.Bir parladık bir söndük.Bu maç da çok güçsüz gözüken bir kaptanımız vardı.Fakat bunu nedeni belliydi Alex De Souza markajı sevmiyor, biraz da güçsüz olunca bundan kurtulacak hiç bir adımıda atmadı,Nemi oldu hal böyle olunca Guiza top alamadı,kanatlara top akmadı ve Fenerbahçenin saha içi haberleşmesi kesildi.Daum da sağolsun aman oyuncu değiştirmeyin havasında olduğu için oyuna müdahale edemedi. Son 8 dakika kalmış iki oyuncu sürüyorsun sahaya.Sahada oyuncuları görüyorsun bazıları dökülüyor onları sahada tutarak onlara daha büyük zarar veriyorsun.Seyircinin önüne atmayacaksın oyuncunu zamanında alacaksınki yıpranmasınlar.

Tek tek oyuncular hakında bişey söylemek istemiyorum,bir ikisi dışında hepsi çok kötüydü.

Fakat Kazım’a bir çift sözüm var.Sen iyi bir kumaşa sahipsin, iyi de futbol oynayabilirsin.Ama daha çok büyümen lazım.Saha da rakibini kovalayacağına seyirci ile konuşmak da neymiş! bu nerden çıktı Kazım. 

Seyircimiz istekliydi, takımı ateşlemek için elinden geleni yaptı.Yaptı ama sahadan elektirik alamadı.

Son söz, ne derler : Bir Musibet Bin Nasihatten iyidir. Hadi hayırlısı.

Share and Enjoy:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • Netvibes
  • Reddit
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Twitter

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*