Fenerbahçe’ye her maç sonrası haksızlık ediyorlar. Kötü oynamış, nereye kadar böyle gidermiş, Alex olmasaymış vs. vs… Bu takım öyle yada böyle kazanmayı biliyor. Fenerbahçe kötü de oynamıyor.

Sheriff takımını tanımayanlar küçük gördüler bu ekibi. Oysa ki bundan 1 ay önce Olympiakos’a karşı izlediğim Sheriff az kalsın Şampiyonlar Ligi’ne kalacaklardı. Tamam Sheriff takımı Fenerbahçe’nin rakibi olamaz ama artık güçsüz takım kalmadı dünyada. Bir şekilde mücadele eden takım rakip kim olursa olsun karşısındakini zorluyor.

Fenerbahçe kötü mü oynuyor?
Herkesin dilinde sakız oldu. Fenerbahçe kötü oynuyormuş!. Kötü oynayarak kazanıyormuş!. Abimle de bir çok kez tartıştım. Son Sheriff maçını ele alırsak, Fenerbahçe kötü oynamadı. Sheriff takımı Ersun Yanal’ın Gençlerbirliği’si gibiydi. Devamlı faullerle rakibini yıldırma taktiği. Ama Fenerbahçe’nin tecrübesi bu oyun planını yemedi. Alex golü atmasaydı, Fenerbahçe ilerleyen dakikalarda başka bir gol bulurdu mutlaka. Sonuçta deplasmandasınız. Deplasman maçlarında belli bir oyun planınız vardır. Deplasmanda tek kale oynayamazsınız. O riske giremezsiniz. Golden sonra da geriye yaslanmamız gayet doğaldır.

Ligde ilk 7 maçını kazanan, gerçekten yorgun bir Fenerbahçe, Moldova’ya deplasmana gidip buradan 3 puanla dönüyorsa bu takımı eleştirmek haksızlık olur.

Bilica’dan özür diliyorum!
Bilica ilk transfer edildiğinde kendisinin takımda iyi bir yedek olacağını, ilk 11′e giremeyeceğini bunun için de bu transferin gereksiz olduğunu söylemiştim. O dönemde sayfaya yazı yazamadım ama arkadaş sohbetlerinde bunu sürekli dile getirdim.

O dönemden şu güne kadar Bilica yedek de kaldı, zorunlu olarak ilk 11 ‘de oynadı. Ama Bilica çok çalıştı, sonucunda ligde onun  ve yabancı sınırlaması yüzünden Carlos bile kesildi takımdan. Maşallah diyeceğim. İnanılmaz enerji, kademelere eksiksiz ve hatasız girme, hava topu, hırs, azim herşey var Bilica’da. Formanın hakkını sonuna kadar veriyor. Aldığı para helal olsun. Nazar değmez inşallah. Gösterdiği bu performanstan dolayı kendisinden özür diliyorum. Bilica büyük bir ihtimalle Daum’un vazgeçemeyeceği biri oldu. Hayırlı olsun…

Önder sadece stoper oynar!
Önder Fenerbahçe’ye Daum zamanında gelmişti zannedersem. İlk bir iki sezon Daum’un sağ bekte vazgeçemediği isim oldu. Zaman zaman kadro sıkıntısından stoper de oynamıştı. Daha sonra Zico’yla sıkıntılar yaşayan Önder takımdan ayrılmak istemiş hatta Rusya’ya transferi son dakikada suya düşmüştü. O da takımda kalmaya karar vermişti.

Önder uzun bir aradan sonra tekrar sağ bek oynadı Sheriff maçında. Bu maçta da gördük ki Önder’in oynayabileceği tek mevki stoperdir. Önder bana bugünkü oyunuyla yıllar önceki Mustafa Doğan’ı hatırlattı.

Semih formsuz!
Son maçlarda Semih’e dikkat ediyorum, gol atsa da, attırsa da şu an gözle görülür bir form düşüklüğü yaşıyor bana göre. Ama bu form düşüklüğüne rağmen bugün sağ kanatta Kazım’ın, sol kanatta Uğur Boral’ın yapamadığını yaptı. Baktım bir sağdan bindirdi, bir soldan. Zaten sağdan ceza sahasına girip Alex’e çıkardığı top da gol oldu. Semih formsuz olmasına rağmen bunları yapıyorsa bu adamın ilk 11′den uzak kaldığı her saniye Fenerbahçe’nin aleyhinedir. Semih gibi oyuncular her an skoru değiştirecek kalitededir.

Fenerbahçemiz’e haksızlık etmeyelim!
Basının gazına gelip yerden yere vuruyoruz takımımızı. 1-0′larla 2-1′lerle mutlu olmuyoruz. Ben şampiyon olamadığımız seneler 5-0′lık, 7-0′lık galibiyetleri çok gördüm. Ama hiç birisi sezon sonunda yaşanacak şampiyonluğa yetmedi. Çünkü o skorların alındığı haftaların ertesinde mutlaka puan kayıpları yaşandı. Yani Fenerbahçe istikrarsızdı. Bırakın da skor olarak yakaladığımız bu istikrarı kaybetmeyelim. Bu takım istikrarı yakaladı. Bir şekilde maçlarını alıyor.

Ama taraftar memnun değil. Basın memnun değil. Neden?

Antalya maçını düşünelim. 2-1′lik maçtaki oyunun aynısını oynadığımızı düşünün. Sadece skoru farklı düşünün. 3 tane direkten dönen topu ve Güiza’nın kaçırdığı golleri atılmış gol olarak değerlendirin. Maçın skoru 7-1!

Ve bu maçın skorunun ardından gazete manşetlerini, spor yazarlarını dinleyelim. Şuna emin olun ki Fenerbahçe’yi yere göğe sığdıramayacaklardı.

Fakat ne oldu, o goller kaçtı, direklerden döndü şutlarımız. Maç 2-1 bitti. Kimse memnun değil….

Futbol güzel olduğu kadar, lanet bir oyundur da aynı zamanda. Kazanırsınız kimseyi memnun edemezsiniz. Kaybedersiniz herkes küfreder. Herkesi memnun etmek için mutlaka 3 farklı galibiyet almalısınızdır. Mümkünse gol yememelisiniz. Her maçınızı 3 farklı galibiyetle bitirseniz, bir süre sonra insanlar attığınız gollerin güzelliğini, organize olup olmadığını sorgulamaya başlarlar. Bu yüzden attığınız goller de güzel olmalı. Attığınız goller de güzelse, golleri attığınız dakikalar sorgulanmaya başlanır. Maçı 3-0 kazanırsınız, maçın ilk yarısı neden 0-0 bitti diye eleştirirler. Attığınız gollerin dakikalarını da takım olarak ayarlarsınız, her 30 dakikaya 1 gol sığdırırsınız, bu sefer de golü atanlar sorgulanır. “Fenerbahçe’nin gollerini çoğunlukla orta saha oyuncuları atıyor, forvetler işlemiyor” yorumları yapılır. Forvetlerin maliyetleri gündeme gelir, “harcanan paralar boşa gitti” yorumları yapılır…

Artık basın ve kamuoyu başarılı bir takımı durduramıyorsa, Teknik Direktör – Futbolcu arasında bir kavga yaratır. Hemen ardından takımın en iyi oyuncusunu başka bir takıma transfer eder. Huzursuzluk yaratmaya başlarlar. Federasyon sayesinde oluşan yabancı sınırlaması konusu da takımın başında bir virüs gibiyse de basının işi daha da kolaylaşır.

Takım tüm bunlara kulak asmaz, çıkıp çatır çatır maçlarını kazanırsa, tüm bu olaylar gelişirken zaten sezon sonuna gelirsiniz. Sezon sonunda da güçlü taraftarı olan takım şampiyon olur.

Aynı Fenerbahçe gibi! Fenerbahçe’nin taraftarı güçlüdür! Dünyanın en güçlüsüdür! O yüzden kulak asmayacağız söylenenlere. Fenerbahçemiz’i desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyon olacağız!

Bu taraftar herşeyin ne olduğunu biliyor!

Share and Enjoy:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • Netvibes
  • Reddit
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Twitter

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*